Günün Programı
Yazı Boyutu
Bulgaristan Ulusal Radyosu © 2026 Tüm hakları saklıdır

Avrupa’ya yerleşen en erken çiftçilerin ve sığırcıların yolu Struma vadisinden geçiyor

БНР Новини
2014 yılı sezonunda elde edilen bulgular.
Photo: Veneta Pavlova

Nisan ayının başlarında yeni inşa edilen “Struma” otobanının yolu üzerinde Mursalevo köyü yakınlarında arkeolojik kazılara yeniden hız verildi. Söz konusu kazılar geçen yılın kazılarının devamı olurken, ki geçen yıl eski Ana Tanriçanın ve hayvan seramik figürlerinin, son derece güzel kabartmalarla süslü kaplar bulunduğunu da hatırlatmadan geçemeyeceğiz. Buradaki eserler M.Ö 6. bin yıla ait. Peki neden Neolitik çağ dönemi inasnlar yerleşim yerlerini Struma vadisine kurmuşlar. Bu sorunun cevabını kazıları yürüten Profesör Vasil Nikolov’tan alıyorız:

“Son yıllarda Ege Denizi, Batı Anadolu bölgelerinden insanların Avrupa’ya giden yollarının Struma ovasından geçtiği açıklık kazandı. Aslında en erken çiftçi ve sığır yetiştircilerinin Avrupa’ya giden yolunun güzergahıdır burası. Struma ovası son derece önemli bir yolu oluştururken, bu insanların buraya yerleşmesi bir tesaduf değildir. Artı ekibimle çalıştığımız Mursalevo köyü yakınlarının tesadüf sonucu seçilmediği kanaatindeyiz, yani burası ovanın en dar yeri. Burası belki bir köprü rolü oynuyormuş ve onlar bu insanların karşıya gitmesini sağlarmış. Şimdi de bu yerde bir köprü var, anlaşılan burası geçiş için uygundur.

Peki bu yerleşim yerinin büyüklüğü ne kadarmış ve neye benziyormuş?

Ana Tanrıça’yı tasvir eden bir seramik heykel.“Yerleşim yeri M.Ö 6. bin yılında inşa edilmiştir. Yerleşim yeri yaklaşik 20 dönümü kaplıyormuş, ki evler birkaç defa üst üste kurlumuştur, sokaklar ise dümdüz. Bir teoriye göre, bir evi yakmaya karar verdiklerinde yenisini da aynı yere inşa etmişler. Ama burada önemli ve ilginç olan da, köyün son derece güzel bir şekilde planlanmış olması ve en azından araştırdığımız evler ikişer katlı imiş. Biliyorum başka kazılarda da iki katlı evler ortyaya çıkmış, ancak ilk defa bütün bir köy iki katlı evlerle kaplıdır.”

Burasının o dönemin Avrupa’nın en iyi korunmuş yerleşim yeri olduğunu savunuyorsunuz.

“En azından bizim araştırmalrımız bunu gösteriyor. Evlerin büyük bir bölümü ateşe verilmiş. Bir ev yangında yanmasına rağmen, üstü ahşap altı kerpiç olduğu için, kerpiç temelleri kalıyor. Yani üzerinden yangın geçmemiş olsa, o zaman evin çok az bir yeri korunmuş olacaktır, mesela fırının temelleri kalıyor, çünkü kerpiç ateşten daha da sağlam oluyor. Yani evin bir bölümünün da yanmış olsa, bunlar daha sonra yeniden tamir edilebiliniyor. Tek sözle bir arkeolog için ateşe verilen evler her zaman güzel bir keşif oluşturuyor.”

Aynı zamanda bütün bu anlatılanlar yerleşim yerinin yeniden planının hazırlanmasını sağlarken aynı zamanda da bir muzenin kurulmasına da imkan sağlıyor. Ki burada kazılar sonucu meydana çıkarılan eserler yer alabilir.


Çeviri: Şevkiye Çakır




Последвайте ни и в Google News Showcase, за да научите най-важното от деня!

Kategorideki diğer yazılar

Cuma öğleden sonra

İnsanı en güzel bir surette yaratan ve yarattıklarının en şereflisi makamına oturtan Cenâb-ı Allah, onun üstünlük ve zayıflıklarını da bilmektedir. İnsanın üstün vasıflarını korumak, eksik taraflarını tamamlamak ve yanlış yola gitmesninin önünü almak..

Eklenme 24.10.2025 14:00

Cuma öğleden sonra

İslâm dini yeryüzüne çöken karanlığı yarıp insanlığa muhtaç olduğu aydınlığı göndermediği dönemde dünyaya gelerek melekleri ve insanları sevindiren nurlu yetim Hazreti Muhammed (s.a.s.), önce babadan, sonra da anadan yetim kalınca dedesinin himayesinde..

Eklenme 17.10.2025 14:00

Cuma öğleden sonra

İslâm dini, her insanı belirli hak ve sorumluluklar taşıyan bir şahsiyet olarak kabul eder. Her şeyin sahibi olan ve Mâlikü’l-mülk ismini taşıyan bütün mülkün mutlak sahibi Cenâb-ı Allah, mahlûktın en şereflisi olarak yarattığı insana mülkü üzerinde..

Eklenme 10.10.2025 14:00