Çok asırlık tarihi ve kanıtlanmış şifa özellikleri olan 22 kaynarcasıyla Hisarya herkesçe bilinen bir turistik yerdir. Yılın bütün mevsimlerinde buraya kasabanın doğal varlıklarınca celbedilen Bulgar ve yabancı turistler akın eder. Sredna Gora dağının ve kasabayı çevreleyen çam ormanının yakınlığı yıl boyunca hakim yumuşak iklime elverişli koşullar yaratır.
Hisarya’nın ‘Momina banya’ mahallesinde çam kokusu yayılıyor, en şifalı kaynarcaların bazıları fışkırıyor. Doğal etkenlerin tam bu karışımı en kadim zamanlardan itibaren insanların burasına yerleşmesine sebep olmuştur. Ilıcaların çevresindeki prehistorik yerleşim yeri Hz. İsa’dan önce daha 5.-4. binyıllıkta mevcutmuş. Yakın bir yerde görkemli bir Roma hamamının 1935 yılında bulunmuş kalıntıları bulunur. Arkeologlara göre hamamın inşası 4. yüzyıla tarihleniyor. Tabii ki, bu zengin tarihin Hisarya beldesinin günlük yaşantısı ve kültürüne yansıması doğaldır.
’Nikola Yonkov Vaptsarov-1927’ okuma evi, ‘Momina banya’ semtinde halk şarkı, dans ve zanaatlarının temel koruyucusudur. Mariyana Nikolova- Vılkova, bu kültür merkezinin uzun yıllık başkanıdır. Hisarya onun doğum yeri değildir, ancak daha ilk gelişinde halk şarkıcılarının sesleri, dantel örme becerileri, küçük ve zarif saman sepetleri hazırlama ustalıklarınca adeta büyülenmişti. Amatör sanatçıların yeteneğini göstermek ve yaymak hedefine dönüştü. Milli folklor festivallerine katılmadıklarında Hisarya halk şarkıcıları buranın antik Roma kaplıcalarını görmeye gelen turistlere sanatlarını segiliyor.
Amatör sanatçılar, her yıl 15 Ağustos tarihinde kutlanan Uspenie Bogorodiçno dini bayramında ‘Momina banya’ mahallesinde düzenlenen geleneksel etkinliğin temel katılmacısıdır. Covid salgınından dolayı bu yıl bayram sadece kilisede kaydedilecek. Ancak halk şarkıcılarının yaz çalışmaları ve okuma yurdundaki buluşmaları devam ediyor. Mariyana Nikolova Vılkova şunları anlattı:
"Şarkı topluluğumuzun birçok inisyatif ve etkinliğe katılımı yoğundur. BNR’de müzik kayıtları da var. Müzik örneklerinin gelecek kuşaklara korunup bırakılmasının büyük önemi var. Zira yörenin halk şarkıları büyük varlığımızdır. Şarkılarımız bize yakın yerleşim yerlerindekinden bile farklanır. Örneğin kuker maskelerimiz bütün belediyede tektir. Bunlar korku verici değil, kumaş ve boncuklardan hazırlandıkları için güzel görünüşlüdür. Bizde halk giyimi, baş örtülerinin oyaları, bilezikler boncuk ve pullarla süslenir. Okuma yurdumuzda muhafaza edilen eski halk giyimleri var. Halk şarkıları topluluğumuz 1955’te kurulmuştur. Kuruluşunda 12-13 yaşlarında olan bazı şarkıcıları şimdi de katılımını sürdürüyor. Çocuklara yönelik küçük atölyeler de düzenliyoruz."
‘Momina banya’ mahallesinin okuma yurdu şu anda iki salonu ve kütüphanesi olan metal bir paviyonda bulunur.Kütüphanede daha fazla öğrencilere yönelik 5 bin cilt kitap var:
"Hisarya ilkokulundan çocuklar da okuma yurduna geliyor. Onların yardımıyla ‘Momina banya’ semtine özgü geleneksel süs eşyalarını hazırlıyoruz. Boncuk diziminde özel Bulgar tekniğinden yararlanıyoruz. Örneğin bir kemerin yapımında 10-12 bin boncuk kullanılır. İşlenmesi zordur.
Birbirinin tıpkısı olan iki kemer yoktur. Halk giyimlerimizin boncuk ve payetle süslenmesi gelenek olduğu için ileride de devam edecek" diyor sözlerinin sonunda Mariyana Nikolova-Vılkova.
Çeviri: Neli Dimitrova
Fotoğraflar: özel arşiv, Gergana Mançeva, BGNES, Facebook/Guardianoftraditions20 Eylül saat 11 civarında, Prof. Dr. Lyudmil Vagalinski’nin ekibinden arkeologlar, Antik kent Heraclea Sintica’nın büyük kanalizasyon kanalında ikinci heykel keşfettiler . BGNES’in Archaeologia Bulgarica sitesine dayandırdığı..
Bulgar uzun metrajlı filmlerin yarıştığı 42. “ Altın Gül ” Film Festivali bu akşam Varna’da başlayacak. Festival programında, 15 uzun metrajlı film, 20 kısa film ve 5 dizi yarışacak . “Altın Gül” Film Festivali açılışı 19 Eylül..
Orhan Kemal’in doğumunun 110. yılında onu BNR “Altın arşivinden” bir eserinin radio piyesiyle anacağız. 1968 yılında Sofya Radyosu’nun stüdyolarında yazılan eser, bugün de muhafaza ediliyor ve adeta yayınlarımızın tarihçesine de ışık tutuyor...
Eylül ayında Biz nehrin çocuklarıyız” festivalini düzenleyen bir sivil toplum kuruluşu, Plovdiv belediyesi ile yeniden işbirliği yaparak doğadan ilham..