Bu yıl 9 Mayıs toplum arasında yeni bölünme hatları koydu. 9 Mayıs Avrupa günü ve Sovyetler Birliği'nin Nazi Almanyasını yendiği tarih olan 9 Mayıs'ı Zafer Günü olarak kutlamaları toplumda da iki ayrı cepheleşmeye neden oldu.
Bir yandan günümüz Avrupa Birliği’nin temellerinin atıldığı Avrupa Günü bir yandan, öte yandan 8 Mayıs’ı 9 Mayıs’a bağlayan gece imzalanan anlaşmayla İkinci Dünya Savaşı'nda Sovyetler Birliği'nin Nazi Almanyası'na karşı kazandığı zaferin yıldönümü var. Bu günde Avrupa’da İkinci Dünya Savaşı sona ermiş olur.
Her iki tarih de aynı oranda önemli ve toplumu bölecek bir gerekçe olamaz.
Siyasi Bilimcilerden Parvan Simeonov ve Strahil Deliyski BTA’ya verdikleri söyleşilerde bu günü öyle tanımladı ve toplumda cepheleşen grupların çok ses yükselttiğini, ama azınlık olduklarını belirttiler.
Simeonov: “Eski tarihli olayları politik araç olarak kullanmaktan vazgeçelim. Dokuz Mayıs’ta tarihin hak ettiği değeri verelim, politikayı ise siyasetçiere bırakalım” mesajını iletti.
Parvan Simeonov: “Günümüzdeki siyaseti geçmişin temellerine inşa etmeyelim” dedi.
Simeonov 8 ve 9 Mayıs’ın Nazizmin yenildiği, 9 Mayıs’ın ise Avrupa Günü olduğunu ve bu günleri gerektiği gibi anılması ihtiyacına vurgu yaptı.
„Bu konularda beraber kafa yorabiliriz. Putin’in şiddetini kınamak ve geçen yüz yılın ortasında Sovyetler Birliği, ABD ve Büyük Britanya’nın ortak olduğunu hatırlamamız gerekir. Bulgaristan’ın ikinci yarısında yer aldığı İkinci Dünya Savaşında Nazi Almanyası üzerindeki, zaferi kutlamak ve Avrupa Gününü yok saymak da doğru değil”.
Parvan Simeonov bunu politik çevrelerin göstereceği basit bir erdemlik olacağını kaydetti.
Siyasi bilimci Strahil Deliyski Ukrayna’daki savaş dışında, Avrupa Günü’nün sanki Zafer Günü olmadan mümkün olmayacağı kanısı yaygınlaşıyor. Şimdi bu savaş 9 Mayıs ile ilgili yeni bölünme hatlarına yol açacak.
Deliyski “Rusya’ya karşı geleneksel tutum asla Avrupa taraftarı politikayla çakışmıyor ve toplumun Avrupa değerlerine zıt düşmüyor. Bu iki olgu tanımlama olarak zaten birbirinden ayrı değil. Ancak siyasi amaçlar için kullanıldıklarında araya bir ayırıcı çizgi koyuyorlar” dedi.
Birinin hem Rusya’ya sıcak duygu beslemesi, hem de Avrupa’ya sıcak bakması kimsenin zararına değil. Biz aynı zamanda farklı taraflarda olabiliriz, fakat “ya o, ya bu” olarak kimlik tanımlamasına şart koşulunca işte o zaman tarih propaganda aleti oluyor” dedi.
Deliyski, toplumun çok parçalandığını ve bu parçalanmanın temelinde ekonomik dengesizliklerin bulunduğunu düşünüyor. Farklı sosyal katmanlar arasındaki makas gittikçe aralanıyor ve çok kolay bir şekilde başka kültürel kimlik çerçevelerine bürünmeleri tehlikesi bulunuyor.
Haber: Darina Grigorova
Çeviri: Sevda Dükkancı
Foto: arşiv, BGNES
Halk inanışına göre kırmızı renk güneşin gücünü taşıyor ve her canlıya dinçlik, yaşam veriyor, beyaz renk ise temizliği, masumiyeti ve sevinci simgeliyor. “Martenitsa” adı verilen kırmızı- beyaz iplikten bükülen süslerin pazarlara çıkması, kışın..
Razgrad’da faaliyet gösteren "Deliorman 2014" Halk Kültür E vi bu günlerde kırmızı- beyaz “heyecanlara” büründü. Kültür Evi’nin Başkanı Nevin Turçu’nun girişimiyle Şubat sonunda düzenlenen “ Yaratıcı M artenitsa A tölyesi ” çocuklara..
Ramazan ayı başlangıcı tüm İslam alemi tarafından bekleniyor. Şubat ayının son gününde İslam dinine mensup milyonlarca kişi, bu yıl 29 gün sürecek Ramazan ayının başlamasını ve ilk oruçlarını tutmayı bekliyor. 2025 Ramazan ayının gelmesiyle..
“E ğ itimde yapay zeka: Yenilikçi ö ğ retim ve ö ğrenmeye giden yol” uluslararası konferansı, dünyanın dört bir yanındaki Bulgar..