Bulgaristan’da elverişli iklim koşulları, güzel doğası ve kaplıcaları ile şifalı çamurun birleşmesiyle, sağlık turizminin gelişmesi için katkıda bulunmaktadır. BTA’nın haberine göre, 9-10 Eylül tarihleri arasında Burgas’ta gerçekleştirilen, Bulgaristan Balneoloji ve SPA Turizmi Birliği’nin 11. Yıllık Kongresi’nde konuşan, Burgas “Prof. Dr. Asen Zlatarov” Üniversitesi Tıp Fakültesi Müdürü Doç. Antoaneta Grozeva, ülkemizin balneoterapide 100 yılı aşan bir geleneğe sahip olduğunu vurguladı.
Doç. Grozeva, Bulgaristan’ın Karadeniz’de yer alan bir ülke olarak, 1965 yılından bu yana Albena, “Az. Konstantin ve Elena”, “Zlatni Pyasıtsi” ve Pomorie tatil beldeleri gibi merkezlerde deniz tedavisi ile sağlık turizminin gelişmesi açısından birçok fırsat sağladığına dikkat çekti.
Örneğin 1954 yılından itibaren faaliyet gösteren “Burgaski Mineralni Bani” (Burgas kaplıcaları) sanatoryumunda son derece zengin bileşenlere sahip, kaliteli, uygun sıcaklıkta olan ve son zamanlarda anti-aging (yaşlanma karşıtı) tedavi olarak kullanılan silisyum içeren su, birçok hastalıkta harici ve dahili balneoterapide etkili bir şekilde kullanılmaktadır.
Nikopol (bir zamanlar Niğbolu) kentini “Asırların şehri” olarak adlandırıyorlar. Roma İmperatoru Marc Avrelius döneminde 169. yılında, yani 2. yüzyılda ortaya çıkan kent, 629 yılında Bizans İmperatoru Nikifor 3. Foka tarafından ele geçiriliyor...
Doğu Rodoplar’ın büklümlerinde saklı olan Pçelarovo köyünde anlatılan rivayete göre eskiden bölgede bulunan asırlık meşe ormanları ve ceviz ağaçlarının kovuklarında yaban arıları kendilerine yuva yaparmış. Köyün adından da anlaşılacağı üzere..
“Kabak diyarı” olarak bilinen Sevlievo’da Sonbahar Panayırı kapsamında düzenlenen Kabak Festivali, “Renkli Kabak Düşleri” adı verilen eğlenceli atölye ile başladı. Belediye Başkanlığı tarafından gelenek üzerine her yıl düzenlenen şenlikler,..