Günün Programı
Yazı Boyutu
Bulgaristan Ulusal Radyosu © 2026 Tüm hakları saklıdır

22 Eylül Bulgaristan’ın Bağımsızlık Günü

1908’de ülkemiz tam özgürlüğe kavuştu

Bulgaristan'ın bağımsızlığının ilan edildiği Veliko Tırnovo'daki Tsarevets Tepesi'nde bulunan anıt levha
Photo: İvan Bazov

1908 yılının 22 Eylül tarihinde Bulgaristan’ın bağımsızlığı ilan edildi. Bulgaristan’ın tarihinde tek başına gerçekleştirilen en cüretkâr eylem olan Doğu Rumeli ile Bulgaristan Prensliği’nin Birleşmesi’nden otuz yıl sonra Bulgarlar bir kez daha birliğin ve kendi güçlerine olan inancın kuvvetini gösterdiler. Resmi devlet bayramı olarak kutlanan 22 Eylül, Bulgaristan’ın uluslararası hukuk açısından sahip olduğu statüdeki değişikliğin simgesi olup devletimizin bağımlı olmaktan çıkarak uluslararası ilişkilerin özgür ve egemen bir öznesi haline geldiği tarihtir.

Bağımsızlık Günü ile ilgili bu kısa bilgi, yurt dışı Bulgar okullarındaki öğrencilere okutulan müfredatta bile yer almaktadır. Bununla birlikte tarihe geçen bu günün dev önemini her yıl yeniden idrak ederek beş yüzyıl süren Osmanlı hakimiyetinin ardından Bulgaristan’ın yeniden doğuşunun sembolü olarak algılanan diğer tarihlerle kıyaslıyoruz.

Birbirine karışan olaylar, şahıslar ve küresel siyasi süreçler örgüsünün içinden tarih uzmanlarının kılavuzluğunda geçmekte fayda var. Tarih uzmanı, Veliko Tırnovo Üniversitesi Rektör Yardımcısı olan prof. Dr. Nikolay Kanev, Bağımsızlık Günü’nün Bulgarlar için en önemli bayramlardan biri olduğunu ileri sürdü.

Prof. Dr. Nikolay Kanev

"Çoğu insanların bilincinde Bulgaristan’ın 5 yüzyıllık Osmanlı hakimiyetinden Kurtuluşu’nun tarihi ön plana çıkıyor. Bu tarihte Bulgaristan yeniden doğduysa da Bab’ı Ali’ye bağlı ve uluslararası bağlamda tam haklı olmayan bir devlet olmaya devam etti. Bağımsızlık Günü (1908), Bulgaristan’ın bağlı olmaktan çıktığı, Osmanlı İmparatorluğu’na vergi ödeme külfetinden kurtulduğu ve tam anlamı ile devlet olduğu tarihtir. Dolayısıyla 22 Eylül, bunu sağlamayı başardığımız için özellikle gurur duymamız gereken tarihtir” sözlerini kullandı tarih uzmanı.

O dönemde gelişen olayların merkezinde Prens Ferdinand, Başbakan Aleksandar Malinov ile birlikte yer aldı. Prensin payitaht Tırnovo’da “Aziz 40 Fedailer” Kilisesinde okuduğu Manifesto’yu da onlara borçluyuz. “Bağımsızlığın ilan edilmesi ile Ferdinand prens olmaktan çıkarak Bulgarlar’ın çarı oldu. Ve yine aynı derecede mühim bir şey – Bulgar halkı bu eylemle tam özgürlüğe kavuştu ve aynı zamanda bu Manifesto’nun amacı, özgür Bulgaristan’ın sınırları dışında kalmış olan Bulgarlar’a göndermeler yapmak oldu” şeklinde konuştu prof. Nikolay Kınev.

I. Ferdinand, Başbakan Aleksandar Malinov, hükümet üyeleri ve generaller Bağımsızlığın ilanında.

Bağımsızlık, sonuç itibari ile ulusal birleşme anlamına geliyor. Birleşmemiz tarihi kaderimizin cilveleri, dşplomasimizin hataları ve aynı zamanda Büyük güçlerin çıkarlarından dolayı gerçekleşemedi. Bulgarlar’ın birleşmeleri ülküsünün gerçeğe dönüşmemesinde tuhaf hiçbir şey yoktur. Tarih, büyük politikanın hakkaniyetle alakalı olmadığını bize birçok defa göstermiştir” diyen prof. Kanev, tarihi olayların detaylarına girmeden jeopolitikadaki menfaatlerin küresel haritasına dikkat çekti.

Sofya'da “Prens I Aleksandır ” Meydandaki Bağımsızlık anıtı.

"Birleşik Bulgaristan kimsenin menfaatine uygun gelmiyor. Birleşik Bulgaristan, çoğu halde tehdit anlamında vurgulandığı gibi büyük olmakla kalmıyor. Asıl problem devletin büyüklüğü ve gücü değil, birleşik olan bir Bulgaristan’ın, tamamen jeopolitik ve ekonomik sebeplerden dolayı Avrupa politikasında söz sahibi bir faktör olması ihtimalidir. Tuna’nın deltasından Ege Trakyası’na kadar uzanan ve Adriyatik Denizi’ne yakın çıkan bir Birleşik Bulgaristan aslında ne Avrupa ve Yakın Doğu’ya yönelik dünya ticaretinin ne de dünya arenasında bulunan farklı aktörlerin siyasi çıkarlarının Bulgaristan’ın rolü dikkate alınmadan gerçeğe dönüşememesi manasına geliyor"şeklinde noktaladı sözlerini tarih uzmanı.

Haber : Gergana Mançeva

Çeviri : Tanya Blagova

Foto: İvan  Bazov, Gergana Mançeva,  wikipedia.org


Последвайте ни и в Google News Showcase, за да научите най-важното от деня!

Kategorideki diğer yazılar

Roma'nın mimari ve mühendislik harikaları, Ritsaria antik kentinin altında yeniden hayat buluyor

Arkeologlar, Bulgaristan'ın kuzeybatısında Ritsaria (Ratiaria) antik kentindeki  Roma hamamının yeraltı altyapısının bir kısmını keşfettiler.  Kent, I. yüzyılda bugünkü Archar köyü bölgesinde kurulmuş ve 586 yılında Avarlar tarafından yıkılmıştır...

Eklenme 23.11.2025 06:10
Çepintsi camisi

Cuma öğleden sonra

Allah’ın insanlar için ikramlarından biri berekettir. Bu nimet, O’nun sıfat ve isimlerinin tecellisidir. Zira Kur’ân-ı Kerim’de Yüce Allah kendisini söyle tanıtır: “Ne yücedir o ki mülk onun elinde ve o her şeye kadirdir”. Buradaki yücelik ise “tebârek”..

Eklenme 21.11.2025 13:41
Bâlî Efendi'nin Sofya'nın Knyajevo semtindeki türbesi

Sofyalı Bâlî Efendi

Beyt-i mâmur istersen ol dil-i rânâyı gör Mescid-i Aksâ dilersen dergeh-i Mevlâ’yı gör Feyz-i esmâ ile kıldı seni Ol âyine çün Gör ne suret gösterir âyine ecillâyı gör Bî-cihet ol her cihetten vech-i Hak ede zuhur Bunca vechin arasında..

Eklenme 14.11.2025 14:00