Günün Programı
Yazı Boyutu
Bulgaristan Ulusal Radyosu © 2026 Tüm hakları saklıdır

28 Ekim Uluslararası Tütün Üreticileri Günü 

Gündelikçilik Deliorman’da yüzlerce hanenin tek gelir kaynağıdır

Birçok yaşlı da ekmeğini sağlamak için tarlada ter dökmek zorunda

Mesaisi, güneş doğar doğmaz başlayan ve tütün yetiştiricliğinin bel kemiğini oluşturan  tütün işçilerinin emeği, elle yapılan ağır işçilik olmakla birlikte bazen hak ettiği değeri görmüyor.
Uluslararası Tütün Üreticileri Günü 28 Ekim’de dizilen her tütün yaprağının arkasında ayakta kalma mücadelesi ve umut içeren insan hikayelerinin olduğunu unutmadan ülkemizde en eski tarım iştigallerinden biri olan tütüncülüğü elleri ile yaşatan bu insanların uğraşlarının takdire şayan olduğunu hatırlatıyoruz.
BNR Şumen Radyosu Muhabiri Ayşe Latif’in 2024 yılının yaz mevsiminde kavurucu sıcaklıkta ellerinde kazmaları ile tütün işleyen bir grup yaşlı insanlarla yaptığı röportajı dikkatinize tekrar sunuyoruz.

Kaolinovo’ya bağlı Todor İkonomovo köyüne yakın tarlalarda çalışan Ayşe Mehmet, “Tarla işleri hiç kolay değil, ama bizim gibi insanlar da lazım” diyerek, kendisi için tütün kazmanın ağır iş olmakla birlikte bir çare de olduğunu paylaştı.


Tütün kazıyoruz. Ne yapalım’ Para yok! Yok işte,”diyen 63 yaşındaki Ayşe, emekli aylığı almadığı, tek gelirinin gündelik olduğunu söyledi. Sabah 6’dan saat 12’ye kadar veya saat 7’den saat 17’ye kadar kazma işleri yaptıklarını söyleyen kadın, “Hava ne kadar sıcak olursa olsun, çalışıyoruz. Başka çaremiz yok. 30 yıldır tütün kazıyoruz. Bizim için başka bir iş yok”.” dedi.

Saatlik ücretin 5 leva olduğunu, çalıştığı saatlere göre günde 30 veya 50 leva gündelik aldığını, kazandığı para ile yiyecek aldığını söyleyen Ayşe, Fiyatlar çok yüksek. Domates salatalık alacak oluyoruz, cebimiz yanıyor” diyerek pahalılıktan yakındı.


Yine tarla işçiliği yapan Pembegül Sali ise radyomuza konuşurken tütün işleri dışında meyve toplama işinde de çalıştığını belirtti.

 “Çalışıyoruz. Kiraz, vişne, kayısı topluyoruz, ne iş varsa yapıyoruz. Kabak kazıyoruz. Ne varsa. ”

Aynı grupla Deliorman’ın farklı yerlerinde tarla işçiliği yaptıklarını, tütünden önce Grınçarovo köyünde kiraz toplama işi yaptıklarını söyleyen Pembegül, oğlunun evli olduğunu, kızı ile birlikte yaşadığını paylaştı ve kazandığı paranın yetmediğini ifade etti:

 “Nasıl yetsin ki! Her şey pahalı! Yetmiyor” diyen kadın, kış mevsiminde herhangi bir gelir kaynağının olmadığını, Şumen’de çalışan oğlundan destek aldığını anlattı.


67 yaşında olan Mustafa Mustafov ise yüksek tansiyon sorunu çekse de tarlada çalışmaktan başka bir seçeneğinin olmadığını belirtirken şöyle devam etti: “Gündelikçiyiz. Saat 12.00’ye kadar 30’ar leva kazanıp gidiyoruz. Sonra evde duruyoruz. Yarın gene geleceğiz. Öğleden sonra hava çok sıcak olduğu için çalışmıyoruz. ”

Bundan 10 yıl önce emekliliğe ayrıldığını ve o gün bugündür hep tarla işlerinde çalıştığını anlatan Asiye Pehlivan ise, daha önce ne iş yaptın sorusunu üzerine şu cevabı verdi:  “Dükkancıydım. Todor İkonomovo’da aşçı, dikişçi olarak çalıştım. Bilka’da işledim. Muhtarlıkta, ana okulda, okulda, her yerde çalıştım. Emekliliğe ayrılınca da gündelikçiliğe başladım” diyen Asiye, Fransa’da bile çalıştığını paylaştı:  “6 yıl oluyor. Eylül ayının başında 10-15 günlüğüne gidiyoruz. 10 günde 2 600 leva kadar kazandım” diyen kadın, Fransa’da patronların tarla işçilerine çok iyi baktıklarından bahsetti: “Saygılı davranıyorlar. Suyu, kahveyi, keki hiç eksik etmiyorlar”.

Kazandığı para ile ev ihtiyaçlarını karşıladığını, odun aldığını, ufak tefek tamir işleri ve banyo tadilatı yaptırdığını, kapılar koydurduğunu anlattı.

Eşinin vefat ettiğini, evli olan kızının ise Belçika’da oturduğunu belirten kadın, 700 leva tutarında emekli aylığı alarak iki ucu birbirine bağlamayı başardığını söyledi.


70 yaşında olan Asiye, sağlıktan yana hiç bir şikayeti olmadığını, ağzına ilaç hiç almadığını söylerek “Elim ayağım tuttuğu sürece çalışacağım” dedi.

İş yaparken şarkı söyleyen, çalışmaktan keyif alan Asiye, tarlada iş yaparken içinin açıldığını paylaştı.

Ayşe, Pembegül, Zülfiye, Asiye ve Mustafa gibi ekmeğini tarla işlerinde kazanan yüzlerce insan vardır. Tarlalarda büyüyen, küçük yaştan beri çalışmayı öğrenen bu insanların hayatı yakıcı güneşin ışınları altında geçiyor.

Kaynak : BNR Şumen Radyosu

Röportaj ve foto  : Ayşe Latif

Çeviri  : Tanya Blagova


Последвайте ни и в Google News Showcase, за да научите най-важното от деня!

Kategorideki diğer yazılar

19 Mayıs Avrupa Obezite Günü

Dünya Sağlık Örgütü tarafından “vücutta sağlığı bozacak ölçüde anormal veya aşırı yağ birikmesi” olarak tanımlanan obezitenin önlenebilir bir sağlık sorunu olduğunu hatırlatmak ve toplumu sağlıklı yaşam konusunda bilinçlendirmek amacıyla,..

Eklenme 19.05.2025 08:43
Foto: “Yerküre ve İnsanlar” Müzesi

“Yerküre ve İnsanlar” Müzesi

30 kadar devlette bulunan 3000’e yakın müzede düzenlenen Avrupa Müzeler Gecesi kapsamında akşam saatlerinde kapılarını vatandaşlara ücretsiz olarak açan müze ve galeriler, ziyaretçilerine farklı ilginç etkinlikler sunuyorlar. İlki 2005..

Eklenme 17.05.2025 04:35

“Martıfal” adlı Hıdrellez geleneği Çernooçene köylerinde yaşatılıyor

Çernooçene yöresinde uzun zamandır süregelen asırlık "Martıfal" geleneği, son yıllarda giderek daha fazla canlılık kazanıyor. Hıdırlezin gelişiyle ağaçların tomurcuklanması, ekinlerin ekilmeye başlaması, havaların ve toprağın ısınmasıyla..

Eklenme 06.05.2025 05:00